Alevilik,Kent Yaşamı ve Marksizm
Alevilik, kent yaşamı ve Marksizm

Cemal Canpolat’ın, Mozaik’te bu haftaki konuğu İlahiyatçı Doç. Dr. Ahmet Taşgın’dı. ![]()
Cem TV’deki Mozaik programında Cemal Canpolat’ın bu haftaki konuğu Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ahmet Taşgın’dı. Canpolat ve Taşgın kent yaşamının Aleviler ve dedeler üzerindeki etkilerini, Alevilerin genel olarak neden sola yakın durduğunu konuştu.
- Aleviler Antep’ten başlayarak, köydeki, ocaktaki, mezradaki geleneğini şehre taşırken, oradaki inanç boyutunu, yaşam biçimini tümüyle taşıyabiliyor mu? Şehirde, özellikle de Antep’te ayakta durabiliyor mu?
Öncelikle neden Antep seçildi? Çünkü Antep Güneydoğu illeri içinde göç alan tek il. Sanayileşen bir il. Bunun içinde kendi içinde birkaç nedeni olmasına karşın, sanayileşme ciddi olarak Antep çevresindeki bir çok ilin Antep’e yönelmesine neden olmuş. Çevre illerden, özellikle Urfa’dan gelenler merkezde toplandılar. Düztepe semtinde derneğin kurdu geniş kompleksi bir cemevleri var.
- Eski Belediye Başkanı Celal Doğan’ın desteğiyle oluştu. Hem katkı sundu, hem destek verdi. Celal Doğan gibi herkesi tanıyan, kültürlerini bilen yöneticilerin olmasını dileriz.
O zaman ben tamamlayayım. Mevcut Belediye Başkanımızdan oradaki cemevine yardımcı olmalarını isteyelim. Bunun yapılması gerekir. Doğan yaptıysa, mevcut belediye başkanlarının da yapması gerekir.
- Cemevi mimarisiyle ilgili Prof. Dr. İzzettin Doğan, Cem Vakfı bünyesinde bir mimari proje yarışması düzenledi. Yüzlerce katılım oldu. Bunlar içinde ilk 100, sonra da ilk 12 proje ödüllendirildi. Oraya katılan büyük mimarların büyük çoğunluğu Alevi olmayan mimarlardı. Alevi olan nasıl olsa biliyor diye, kafasındaki şeyi tasarlayarak koymuş. Alevi olmayan mimarlar ise tüm hizmetlerin yerlerini Battal Gazi’yi görerek hazırlamışlardır. Bu yarışma düzenlendi, ödüller verildi. Burası da cemevidir denilecek bir yapıya ihtiyaç vardı. Cami mimarisi 350 yılda kendisini kabul ettirdi. Kilise 380 yılda kendini kabul ettirdi. Sağolsun Sevgili İzzettin Doğan hocamızın önerileriyle yapıldı. Şimdi söz sizde hocam.
Düztepe’deki cemevinin birkaç bölümü var. Bunlardan bir tanesi dernek, idari kısımları. Bir tane cemevi kısmı var, cemin yapıldığı. Oradaki cemleri yürüten dedemiz emekli. Memuriyetten emekli olduktan sonra orada cemlerde duruyor. Dedenin kendisi Veysel Karani ocağının dedesi. Soyadı da Karani… Avşarların bağlı bulunduğu ocağın adı Sarı İsmail. O da dayıları olduğu için, onlardan da izinle, Antep civarındaki Avşarlar da yine Veysel Karani dedesine bağlı. İsmail Dede bu hizmeti yürütüyor. Antep’in çevre illerinden merkeze gelen, Antep içinden buraya gelen, farklı ocaklardan bu insanlar, şehir merkezine gelip kendi ibadetlerini, ihtiyaçlarını, tarikatı yolu nasıl sürdüreceklerine dair beklentilerini dernek cemevinde yürütüyorlar.
Alevilik Nedir?
Alevilik; İslam’ı benimseyen, Tanrı’nın birliğine (Tevhid) inanan, Hz.Muhammed’i Peygamber kabul eden, kitabı Kur’an olan, Hz. Muhammed’in Ehlibeyt’ini seven, namazı, niyaz ile bütünleştiren, kıyam, rûku ve secdesi ile ibadetini kendi lisanıyla yapan, ümmet yerine hür insanı, yaratanla yaratılan ayrılığını “Vahdet-i Vücut” ile birleştiren, Tanrı korkusu yerine, sevgisini benimseyen, zahiri (görünen) batınla (görünmeyen), batını zahirle birleştiren, şeriat kapısını aşıp, marifet yolu ile hakikat dünyasına ulaşan, Kur’an’ın şekline değil, özüne inen akıl ve gönlü ile “Seyr-ü süluk” (Ruhsal olgunlaşma) olan bir tasavvuf yoludur.
Alevilik; Özünü insan sevgisinde bulan, Tanrı’nın insanda tecelli ettiğine ve zerresinden oluştuğuna, onun için de insanın ölümsüzlüğüne inanan, ibadetlerinde kadın erkek ayrımı yapmadan, kendi öz diliyle, musikisiyle, semahıyla inancını icra etme biçimine denir.
Alevilik; İslamiyet’in Kuran’a dayalı, Hz. Muhammed’in buyruklarına göre İslam’ı evrensel boyutuyla yorumlayıp, yeryüzü insanlığına yeni kapılar açan büyük bir düşünce akımı ve tasavvuf felsefesiyle hayat bulan bir inanç bütünlüğüne denir.
Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı